Ömer Hayyam'ın şiir anlayışı, rubai türü üzerine kuruludur ve bu türün kurucusudur
Hayyam, şiirlerinde dünya, varoluş, Allah, devlet ve toplumsal örgütlenme biçimleri gibi konuları işlemiştir. Rubailerinde akıl yürütmelerini, eşine az rastlanır bir edebi dille aktarmıştır
Eğlence, şarap, aşk gibi temalar nedeniyle Hayyam, haksız ithamlara da uğramıştır. Ancak, Hayyam'ın şiirlerinde dine karşı bir ifade bulunmadığı belirtilmektedir
Hayyam'a atfedilen rubailerin sayısı binleri bulmaktadır. Bu rubailer, onun ölümünden dört asır sonra derlenmeye başlanmıştır
Evet, Ömer Hayyam'ın aşk şiirleri (rubaileri) bulunmaktadır. Ömer Hayyam'ın aşk şiirlerine şu sitelerden ulaşılabilir: antoloji.com; neoldu.com; siirhane.net.
Nişaburlu Ömer Hayyam, tam adıyla Gıyaseddin Ebu'l Feth Ömer bin İbrahim el-Hayyam, 1048 yılında Nişabur, Horasan'da doğmuş İranlı bir şair, filozof, matematikçi ve astronomdur. Başlıca özellikleri: Eserleri: Felsefe, edebiyat, matematik ve astronomi alanlarında 18 önemli esere imza atmıştır. Katkıları: Miladi ve hicri takvimlerden daha hassas olan Celali Takvimi'ni hazırlamıştır. Ünü: Rubaileri ile tanınmıştır ve bu türün öncüsü olarak kabul edilir. Danışmanlık: Selçuklu Sultanı Melikşah'a danışmanlık yapmıştır. 4 Aralık 1131'de 83 yaşındayken Nişabur'da hayatını kaybetmiştir.
En iyi Ömer Hayyam rubaisi konusunda kesin bir görüş yoktur. Ancak, bazı popüler rubailer şunlardır: "Ey kör! Bu yer, bu gök, bu yıldızlar boştur boş!". "Var mı dünyada günah işlemeyen söyle: Yaşanır mı hiç günah işlemeden söyle; Bana kötü deyip kötülük edeceksen, Yüce Tanrı, ne farkın kalır benden, söyle?". "Felek ne cömert ne aşağılık insanlara! Han hamam, dolap değirmen, hep onlara. Kendini satmayan adama ekmek yok: Sen gel de yuh çekme böylesi dünyaya!". "Yaşamanın sırlarını bileydin Ölümün sırlarını da çözerdin; Bugün aklın var, bir şey bildiğin yok: Yarın, akılsız, neyi bileceksin?". Ömer Hayyam'ın felsefî yönü ağır basan rubailerinde, insanın yokluktan gelip yokluğa gittiği ve bu sebeple içinde bulunulan anın iyi değerlendirilmesi gerektiği düşüncesi hâkimdir.
Ömer Hayyam, çeşitli türlerde kitaplar yazmıştır: Matematik ve fen bilimleri ile ilgili eserler: Cebir ve Geometri Üzerine, Fiziksel Bilimler Alanında Bir Özet, Varlıkla İlgili Bilgi Özeti, Oluş ve Görüşler, Bilgelikler Ölçüsü, Akıllar Bahçesi. Felsefe ile ilgili eserler: Tercume-i Hutbetu’l-Ğerrâ-yi İbn Sinâ (İbn Sina’nın Hutbetu’l-Garrâ Adlı Eserinin Çevirisi), Cebir ve Mukabele Problemlerinin Çözümleri Hakkında Kitap. Edebiyat: Farsça rubailer, Rubaiyat-i Hayyam, Hayyam'ın Rubaileri, Ömer Hayyam ve Rubaileri, Dörtlükler. Ayrıca, Celali Takvimi'nin geliştirilmesine dair çalışmaları da bulunmaktadır.
Ömer Hayyam'ın en önemli eserleri arasında şunlar öne çıkmaktadır: Rubaiyat: Hayyam'ın felsefi düşüncelerini ve yaşam üzerine yaptığı sorgulamaları yansıtan edebi eseri. Risaletün fi'l-berahin il cebr ve mukabele (Cebir ve Denklem Çözüm Yöntemleri): Hayyam'ın cebir alanındaki en önemli eseri olarak kabul edilir. Celali Takvimi: Hayyam'ın astronomi alanındaki en önemli katkılarından biri olan, güneş yılına dayalı hassas bir takvim sistemi.
Ömer Hayyam'ın rubailerinde genellikle hayatın geçiciliği, ölümün kaçınılmazlığı, insanın evrendeki yeri gibi konular işlenir. Hayyam, bu şiirlerinde derin bir mistik anlayış sergiler, ancak bu anlayış geleneksel İslami mistisizmden farklıdır. Rubailerde sıkça geçen şarap, dünya zevkleri ve aşk temaları, dönemin dini çevrelerinde eleştirilmiş olsa da, aslında Hayyam'ın hayatın geçiciliği ve insanın bu dünyadaki yerini anlama çabasını simgeler. Hayyam, rubailerinde ayrıca dünya nimetlerine ve yaşamın güzelliklerine vurgu yapar. Hayyam'ın dini görüşleri de rubailerinde işlenir; Tanrı’nın varlığına ilişkin kesin bir yargıya varmaktan kaçınır ve insanın Tanrı’nın varlığını tam anlamıyla kavrayamayacağını savunur.
"Gören göze güzel, çirkin hepsi bir; aşıklara cennet, cehennem, hepsi bir" dizesi, Ömer Hayyam'ın rubailerinden biridir. Bu dizenin anlamı şu şekilde açıklanabilir: Güzellik ve çirkinliğin önemi: Aşk ve sevgi perspektifinden bakıldığında, güzellik ve çirkinliğin bir önemi yoktur. Cennet ve cehennemin anlamı: Aşıklar için cennet ve cehennem aynıdır; önemli olan sevgi ve birlikteliktir. Dış görünüşün etkisi: Ermiş bir kişi, ipekli bir giysi de giyse, çul da giyse aynıdır; önemli olan iç huzur ve mutluluktur. Yaşam ve ölüm: Yün yastık veya taş yastık, yaşam ve ölüm kadar doğaldır; önemli olan sevgi ve anı yaşamaktır.
Kültür ve Sanat
Çin'de düğünlerde neden kırmızı kurdele bağlanır?
Çevre kirliliği ile ilgili karikatür çizimi nasıl yapılır?
Çelebi Mehmed neden Osmanlı'nın ikinci kurucusu?
Zırh giymek ne demek?
Ziynet sali hangi şarkıyla meşhur oldu?
Çırağan ve Dolmabahçe Sarayı'nı kim yaptı?
Çin Seddinin kaç yıllık tarihi var?
Çiçek buketi ve çiçek demeti aynı mı?
Çocuk şarkıları nereden dinlenir?
Çırağan Sarayını yapan Ermeni mimar kimdir?