İngilizce'de "dövüş sporları" için aşağıdaki terimler kullanılır:
Ayrıca, belirli dövüş sporlarını ifade etmek için de terimler vardır, örneğin:
Mızrak dövüşü, İngilizcede "jousting" olarak adlandırılır. Ayrıca, "atlı mızrak dövüşü" için "joust", "mızrak dövüşü yapmak" için ise "to joust" ifadeleri kullanılır.
İngilizce sporların nasıl yapıldığını öğrenmek için aşağıdaki yöntemler kullanılabilir: İzleyerek öğrenme: İngilizce spor programları izlemek, kelime dağarcığını geliştirir ve telaffuzu iyileştirir. Oyun oynamak: FIFA gibi futbol oyunları gibi spor oyunları oynamak, terimleri öğrenmeye yardımcı olur. Kitap ve dergi okuma: İngilizce spor kitapları ve dergileri okumak, sporla ilgili kelime bilgisini artırır. Pratik yapma: Arkadaşlarla İngilizce spor konuşmaları yapmak, öğrenilenleri pekiştirir. Bazı İngilizce sporların nasıl yapıldığına dair örnekler: Swimming (yüzme). Cycling (bisiklet sürme). Tennis (tenis). Basketball (basketbol).
İngilizce'de "dövüşmek" kelimesi "fight", "combat" ve "engage" olarak ifade edilir. Fight: Fiziksel bir mücadele yapmak. Combat: Savaşmak, mücadele etmek. Engage: Katılmak, mücadele etmek. Örnek cümleler: "They knew they must fight together to defeat the common enemy" (Ortak düşmanı yenmek için birlikte dövüşmek zorunda olduklarını biliyorlardı). "No fighting in the hall, or I'll write you guys up" (Koridorda dövüşmek yok, yoksa sizi rapor ederim).
Bazı spor çeşitlerinin İngilizce karşılıkları: Futbol: Football. Basketbol: Basketball. Voleybol: Volleyball. Okçuluk: Archery. Boks: Boxing. Yüzme: Swimming. Bisiklet: Cycling. Jimnastik: Gymnastics. Buz Pateni: Ice Skating. Atletizm: Athletics. Daha fazla spor türü için İngilizce sporlar listesine şu sitelerden ulaşılabilir: openenglish.com.tr; englishcentral.com.
İngilizce spor terimlerinden bazıları şunlardır: Futbol: defense (savunma/defans), midfield (orta saha), forward/striker (forvet), foul (faul), penalty (penaltı), free kick (serbest vuruş), corner kick (korner), offside (ofsayt), red card (kırmızı kart), yellow card (sarı kart), coach (teknik direktör), field/pitch (saha). Tenis: backhand (backhand), forehand (forehand), volley (vole), smash (smaç), lob, tie-break, doubles (çiftler), singles (tekler), deuce. Yüzme: freestyle (serbest stil), backstroke (sırtüstü), breaststroke (kurbağalama), flapwise (kelebekleme). Boks: guard, ring, corner, round. At Yarışı: horse racing. Parkur: parkour. Taekwondo: kicks, punches, blocks, forms. Cirit Atma: javelin throw. Yüksek Atlama: high jump. Fitness: to work out, weight-lifting, trekking, sits ups, push ups, jogging, gym, diving, chin-ups, climbing, stretching, aerobics, jumping.
İngilizce spor ve fiziksel aktiviteler şu şekilde anlatılabilir: Spor Dalları: Futbol - Football, basketbol - Basketball, voleybol - Volleyball, tenis - Tennis, yüzme - Swimming, koşu - Running, bisiklet - Cycling gibi spor dallarının İngilizce isimleri kullanılabilir. Fiziksel Aktiviteler: Aerobik - Aerobic, kardiyo - Cardio, ağırlık kaldırma - Weight Lifting, yürüyüş yapmak - Have A Walk, pilates - Pilates, vücut geliştirme - Body Building gibi aktiviteler de İngilizce olarak ifade edilebilir. Spor Terimleri: Maç - Match, takım - Team, oyuncu - Player, hakem - Referee, gol - Goal, skor - Score gibi terimler de sporla ilgili İngilizce konuşmalarda kullanılabilir. İngilizce spor ve fiziksel aktiviteleri öğrenmek için spor programları izlemek, spor oyunları oynamak, kitap ve dergiler okumak, pratik yapmak faydalı olabilir.
Bazı İngilizce spor isimleri: Takım sporları: football (futbol); basketball (basketbol); volleyball (voleybol); handball (hentbol); rugby; ice hockey (buz hokeyi); athletics (atletizm); cricket (kriket); field hockey (çim hokeyi); water polo (su topu). Bireysel sporlar: swimming (yüzme); archery (okçuluk); cycling (bisiklete binme); gymnastics (jimnastik); weightlifting (ağırlık kaldırma); fencing (eskrim); boxing (boks); diving (dalış); badminton (badminton); karate. Diğer sporlar: surfing (sörf); skiing (kayak); snowboarding (kay kayağı); bowling (bovling); tennis (tenis).
Blog
İngilizce dövüş sporları nasıl denir?
Üç noktalı cümle nasıl yazılır?
Ünlü ve ünsüz benzeşmesine örnek cümleler nelerdir?
Üçgen bayraklar ne anlama gelir?
İlkel toplum ne demek TDK?
Ümmetçi ve milliyetçi ne demek?
İlişki bulmaca ne demek?
Önleyici ve tedbir eş anlamlı mıdır?
Ünsüz sertleşmesi ve ünsüz uyuma örnek nedir?
İngilizce katlar nasıl söylenir?
Çemkirmek ne demek TDK?
İngilizce iri yarı ne demek argo?
İki nokta ile başlayan cümlelerde özel isim büyük harfle başlar mı?
İl ve şehir adları nasıl yazılır TDK?
İkiside bağlacı nasıl kullanılır?
Ölen arkadaşın ardından ne denir?
İbrani alfabesinde neden 22 harf var?
İngilizce ayakkabı numarası nasıl sorulur?
Ünlü ve ünsüz harfler 2.sınıf nasıl anlatılır?
Ön ek nasıl belirlenir?
Üç noktadan sonra nasıl yazılır?
İade ne anlama gelir?
Özbekçe pona ne demek?
İkizler kadını en çok hangi burçtan etkilenir?
Ünlü düşmesinde hangi ekler düşer?
İngilizce fiillerin 1 2 3 halleri nasıl bulunur?
İngilizce A1 seviyesi kaç sıfat?
İlelebet muhafaza ne demek?
İhtiyaç kelimesinin eş ve zıt anlamı nedir?
Üç nokta ile soru sorulur mu?
Çer ne anlama gelir?
Ünlü değişimi hangi kelimeler?
İkmale kalmak ve ikmal etmek aynı şey mi?
Çeç'in kökeni nedir?
İngilizce already ne zaman kullanılır?
Üç noktanın kullanıldığı yerler nelerdir?
İlkokul nasıl yazılır TDK?
Ünlem kuramı nedir?
Çokluk eki ulus ne demek?
Çılgın sayısal lotoda bütün sayılar kaç kere çıktı?